Dünya üzerinde yaşayan bu 2 cinsiyetin nadide mensupları hakkında biraz atıp tutmak geldi içimden bugün.Konuyla ilgili kendi safım olan Erkek Cinsini haklı çıkaracak birkaç strateji bile belirledim.Kadınlardan nefret ediyorum .Şimdi bana aranızdan bazı salak olanlarınız soracak:’’Annen , kız kardeşin ,halan,teyzen yok mu terbiyesiz?’’ diyecekler.O kafatasında beyin yerine taşaklarım olan canlılar için bendeki ‘’Kadın’’tanımını biraz daha açmak istiyorum.
Bir erkek için ‘’Kadın’’ başka bir şeydir.Anne annedir,Teyze ise teyzedir.Yani erkek herkese kadın gözüyle bakmaz.Kadın dediğin zaman ıslak dudaklı , yuvarlak kalçalı , dolgun göğüsleri ve uzun saçları olan, konuşurken erekte eden,gözlerinin içine baktığında heyecanlandıran bir varlık belirir erkeğin beyninde(Hepsi böyle mi?Nerdeee..!).Farkında mısın bilmiyorum ama kadın hakkında tanımlama yaparken herhangi bir şekilde duygusal veya mantıksal bir betimleme kullanmadım.Çünkü hiçbir erkek ,evet evet hiçbir erkek kendisine sorulduğunda çok zeki ve vizyon sahibi bir kadın istiyorum demez.Belki biraz içinde olsa fena olmaz diyenlerine denk gelmişliğim vardır fakat onlar da emin olun öncelikleri arasında değildir söyleyenlerin , yada bu cümleleri sarf eden gerizekalı hemcinslerim yüzüne bakılmayacak derecede çirkindirler ve çok fazla seçme hakkına sahip olmadıklarının bilincindedirler.Onlarıda ben erkek olarak tanımlamıyorum zaten.Sadece hayatın içinde maalesef var olan bazı yaşam formlarıdır kendileri.Kendilerini biliyor olmaları güzel bir durumdur.Adlarına sevindim.Bu canlıların dışında kalan erkek ırkı üst kategoriye girmektedir ve doğru tercih sahibi varlıklardır.Aferin onlara aslanlarım benim..!Bu yüzden bana annemi sorma salak kadın!(Kadın sorar abi, erkek ne soracak aburakoyim)


Birde kadın gözünden erkeğe bakalım istersen.Bu durum ülke ve kültüre göre değişkenlik gösteren bir durumdur.Bütün dünya erkekleri için kadınlar aynı kriterlerde değerlendirildiği halde kadınlar için aynısı söz konusu değildir.Kadınlardaki değişiklik toplumsal ahlak kurallarındaki değişiklikle doğru orantılıdır.Tabi bunu götünün keyfine göre kendi istedikleri anlama çekerek oyun hamuru misali piç ettikleri de gözle görülebilir bir gerçek.Örneğin , alman bir kadın bir erkeği arzuluyorsa bunu direkt olarak dile getirmese bile arzuladığı varlığı elde etmek adına rahatça girişimlerde bulunabiliyor.Fakat İranlı bir kadını aynı durumda düşünürsek , üzerindeki toplumsal ahlaki baskı nedeniyle bırak herhangi bir eylem içerisine girmeyi,düşündüğü bile fark edilirse(Adamlarda cihaz var fark ediyorlar abi ) organlarında yapılacak olan değişiklikler gözünün önüne gelir ve orgazm hayali yerini sado-mazoşist işkence korkusuna bırakır.Veyahut Türk kızını ele aldığımızda (ele almak : örnek olarak seçmek),karşısında kendi tabiriyle yumurta gibi bir erkek gördüğü anda içinde yanıp tutuşan Jenna Jameson’ı bastırmak için elinden geleni ardına koymaz.Ölür belki o an , arzu şelalesi olur , sırılsıklamdır sağı solu fakat yine de o fahişe tavrından taviz vermez.Nimettir çünkü o , elde edilemez olandır.
Heh!Getirebildim en sonunda sözü bizim aşüftelere.Bazen bazı insanlardan işte’’Türk kızına bok atanlara dikkat ederseniz avuçları nasırlıdır ‘’veya ‘’Erkek sikemediği hatuna Türk Kaşarı der’’ falan gibi saçma salak savunma duvarı gibisinden cümlecikler duyuyorum.Sen kendini düşün ben bu cümlelerin salaklığını açıklarken.Eğer bir bayansan ,hoş bir erkek gördüğünde 6 aydır kimseyle sevişmiyor olmanın bacak aranda başlattığı ağrıyı düşün.Senin için seks hayatındaki eksikliğinin çevrendekilere zulüm etme konusunda sana nasıl etkileri olduğunu düşün.Yok eğer bir erkeksen,güzel bir bayan gördüğünde ,o an girmeye çalıştığın onlarca karakterden hangisi olacağını seçmenin zorluğunu düşün.Çünkü karşındaki kadının hayallerini süsleyeni bulmanın ne kadar zor olduğunu bilirsin.Kadınla sevişmenin en kolay ve hızlı yollarını düşün.Bende bu arada az önceki cümleleri kuran zar problemi olan salak arkadaşlarımla muhatap olacağım.
Şimdi sana gelelim o meşhur at yarağındaki kelebek.Sen bütün bir ay eşekler gibi çalıştıktan sonra aldığın 645 TL ‘lik bir aylık eşekliğinin karşılığı olan ve asgari ücrete tekamül eden maaşının büyük bir kısmını ,Beyoğlu iş merkezinin çakmacı tekstil mağazalarında o dönemin meşhur Amerikan markalarının kolpalarından hangisini alsam daha tikky(bu kelimeyi kullanmaktan nefret ediyorum ama herkes açısından durumu en net bu kelime tanımlıyor )görünürüm gibi kasıntı tavırlarla harcadıktan sonra geriye kalan aylık akbilinle İstanbul’un fahişe çocuğu bol caddelerinde olmadığın bir yavşak gibi görünmek için(iyi niyet) fink atarken karşına çıkan seninle aynı kategoride bulunan ve aslında olmadığı bir fahişeye ruh veren birkaç embesilden biriyle o anal tecavüze uğramış Türkçenle kurduğun birkaç diyalog sonrasında iki taraf içinde aslında hezimet olan ama hayatı boyunca hiç gerçek anlamda sevişmediğin veya bayan olarak hiç gerçek bir erkek tarafından zevklerinin doruğuna ulaştırılmadığın için farkında bile olmadığın o salak sürtünme işlemini gerçekleştirmiş biri olarak.Bana karşı hiçbir cümle kurma lüksüne sahip değilsin.Bundan sonra kurduğunu her cümlenin ,her kelimesinin,her harfi , kendi orijinal şekli bozulmadan büyük puntolu halleriyle götüne sokulabilir.Bunu bil ona göre konuş sevgilim…

Birde dünyada aşığı olduğum bir akım :’’Feminizm’’.Bayılıyorum bu sosyal görüşe bağlı hayat yaşamayı kendine felsefe edinmiş kadınlara.En büyük hayallerimden biri hepsini bir alana toplayıp ,kendime odakladıktan sonra ‘’Hassiktirin gidin lan’’diye bağırabilmektir mesela.Geçenlerde severek takip ettiğim mecmualardan birinde bu konuda destekçim olduğunu gördüğüm ve kendisiyle tanıştığıma çok memnun olduğum bir antik karakter hakkında bir yazı okudum’’Publius Ovidius Naso’’.Adamcağız bundan 2050 yıl öncesinde götünü yırtmış derdini anlatabilmek için.Bugün benim söylemeye çalıştıklarımı İsa’dan önce 25 yılında söylemiş , haykırmış tüm aleme.İşte anlatmak istediğimde aslında tam olarak bu.Bundan 2050 yıl önce bu fikirdeymiş insanlar.Kadınlar sadece sevişmek için vardır demişler.Bugün yakın döneme baktığımızda Neruda’lar , Bukowski’ler bilinir.Söyledikleri arasında dil farkından ziyade hiçbir farklılık yoktur.Onlarda aynı şeyi anlatırlar benim gibi.Eğer sevişir ve erkeğini mutlu edersen sende mutlu olursun.Çünkü sen bu yüzden yaratıldın güzelim.Benim sinirlendiğim nokta ise.Sadece yaradılış sebebini kullanarak dünyanın en mutlu kadını olma üstünlüğü sana bahşedilmişken,güya kadın erkek karşılaştırmaları konusunda ezici bir üstünlüğe sahip olduğun halde hala ezik tavırlarla zorla altta kalan olma çaban nedir?İşte orospuluk kavramı burada ortaya çıkıyor.Orospu karşıdaki erkeğin nasıl mutlu olduğunu bilen,mutluğu için kendisine mecbur olduğu konusunda emin olan ve bu durumu sonuna kadar sömüren kadındır.Aslında aslolan doğru kadındır. Bu sebepten gülgöbeğim bende hiç kötü bir çağrışım yapmaz bu kelime.

Erkeğini doğru seç ve sonuna kadar sömür tatlım.Sende mutlu ol bırak bende olayım.Sende hayatın insanlığa biçtiği kaderin zıttına hareket etmekten vazgeç ve orospuluğunun tadını çıkar.
